Şimdi gözlerindeki karanlığa yürüyorum
Eline el değmeyecek kadar sıcak!
Kontak lenslerini bir kenara atıp
Kılcal damarlarını ayıklıyorum bakışlarının
İliklerine doğru yol alırken aşkın…
Alyuvarlarına kastediyor sersem bir virüs
Ki ben zebra deseni düşlerimi asmıştım göğe
Belki biraz hava alır diye,
Rutubetli ruhumda terliksi çocukluğumun…
Kimyasal yanıklar saklıyorum avuçlarımda
Dokunduğunda hayat çizgimin genişlediği…
Terk ediliş kıvrımlarımı zorluyor zaman
Seni götüren hüznün koltuk değnekleriyim
Avuçlarımda kara yüzlü kadının kehaneti
Ayrılığı damarlarımda gezdiriyorum
Aşka giden damarlarım çoktan paslandı
Ruhumdaki 38 kalibrelik delikle hayattayım
Yüzü bebek losyonundan çok Molotof kokan,
Çizdiği her seksek kutusuna tuzaklar kuran,
Parça tesirli o çocukluk benim
Ki bu mevsimde asarım düşlerimi göğe
Beton grisi bulutlara sağanak sakladım
Yaz yağmurlarını bekliyorum siyanür mavisi
Ruhumda kronikleşmiş 9mmlik aşk sancısı
Ben bu mavilikte balıklardan çok denizi avladım
İlklerinde yumurta topuk bir virüs caka satarken;
Hastaneye kaldırdılar en çocuk düşlerimi
Ellerimde ellerinin cehennem sıcaklığı
Ve içimde freni boşalmış gözlerinin cam kırıkları
Eğer ölürsem; jelâtinle kaplayın düşlerimi
Cumhur Karahan
This entry was posted
on Monday, May 19th, 2008 at 11:28 pm and is filed under günlük.
You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.
You can leave a response, or trackback from your own site.
Leave a Reply