a.j.m.x. ® | sevgili site

sevgili site | ajmx

About

Aşka sevdaya dair web üzerinde oynaşmalar...

Benden sormayın beni, benden bulmayın!   

Kurdelesi yeni kesilmiş eskici dükkânımda 

Tutkalla tamir ettiğim ahşap oyuncağımdı zaman

Hepsi aynı ağızdan çıkmış o endüstriyel yalanlarla

Birbirlerine her dokunuşta yaralanır olunca akreple yelkovan

Hiç tanımadığı duvarlarla özdeşleştirilen saatler

Kendime sıktığım nezih bir kurşunun çığlığında

Telkinlerle yatıştırmayı denedi göğ(s)ümü kasıp kavuran fırtınayı

Gökyüzü ile yeryüzü yüz yüze gelmemeye dikkat ederken

İki bulutun ilişkisindeki ten uyuşmazlığında

Nehirlerden tedarik ediyorduk göz yaşlarımızı

Kanlı bıçaklıydık hayatla

Soluğumuz kesilmişti hatta paslı makaslarla

Tekrar dikiş tutmayınca üzerimizde prova edilen yıllar

İndirdik göz kepenklerimizi iflas eden ömürlerimize

Narkotik kelimesinin sık telaffuz edildiği vakitlerdi

Omuzlarına binen ağırlığı taşıyamayıp devrilen ambulanslar

Yeri(ni) yerinden oynatıyordu yüreğimde

Vitrin camlarında rujunu tazelerken sokaklar

İsmim mimleniyordu bazı şehirlerde

Ahlakını bozuyordum çünkü tutucu mevsimlerin

Takvimime uzanışını dikizlediğim baldırı çıplak

Yaz İstanbul’ un eteklerini tutuşturuyordu amiyane tabirle

Sen ortopedik mezarlarda kurduğum düşlerimdin

Dalgınlıkla ateşlenen silah gibiydi güzelliğin

Bir revolverin bestelediği ecel eşliğinde

Teşhisi olmayan sancılarla sevmiştim seni   

-Şimdi Aşk vücudunun yankılanmasıdır vücudumda   

Çarpıp kapıları çıkarız sanmıştık

Kendini Muhakeme Salonundan Kadın ve erkeğin asırlardır süregelen bu (kalp)alıkoyma davasında

Söyle yanına kıvrılsaydım rahatsız olur muydun yalanlarımdan

Yoksa yalanlarımı da mı soyunsaydım

Ah şarap tesirli yar…

Bak işte boğazımdan geçmiyor hâlâ sensiz (güzel)Marmara Saçların münferit ayetler gibi düşerlerken omuzlarından

Gözlerinde göz alabildiğine kutsal topraklar uzanırdı ya

Hem Tur Dağı’na ulaşmak mümkündü bakışlarından

Hem de inmek Gayya Kuyusu’na Amorti bile vurmayan mahşer kaçkını yalnızlığım

Men ederken beni karnına fısıldadığım masalın telif haklarından

Kan ağlıyordu tüm damarlarım Hayata dört kolla sarıldığım tabutumda

Cenazelerimde hep en önlerde saf tutan

Tanrı İfrit kesilse de bazen dil kemiğimin günahlarına

Esmerliğinden nasıl mahrum edebilirdi beyaz kağıtları   

-Yazılanların hepsi senin eserin, ben mesul değilim!  

Hava şartları nedeniyle iptal edilen şiirlerim

Belki kızgındır ucuza kapattığım parantezlere

Kaşla söz(!) arası olay mahallini terk ederken katilim

İstersen ölü noktalarını bulalım devrik cümlelerimin

Aksanını düzeltme çabasındaki sessizliklerimde

Koynuma sokulan besmelesiz bir duadır belki de ellerin

El yordamıyla seni tefsiri zor anlamlardan aşağıya itebilirim

Bu affetme duygusundan uzak

Mayıs gecesinde Koltuk değneğiyle dengede tuttuğum cesedim

Jiletlerin gölgesinde uyuyan bileklerimi

Hibe edebilir belki dokunulmamış tenler endüstrisine

Ya da ben Prometheus’un senin kasıklarından çaldığı ateşi

Kamuya yarar sağlayacağı düşünülen cinayetlerde kullanabilirim

Hayat sevgilim,

Günün birinde belki ben de (basın)organlarımı bağışlayabilirim

Öteki gün yüzüm tutsun diye özgürlüğüme

Allah’ına kadar intihar eylemi düzenleyebilirim!  

Malum ya,

Dengesiz ipler üzerinde trapez gösterisidir Aşk!             

özgür gümüşsoy       

Leave a Reply