bir seçeneğim yoktu artık, gideceğim bir kentte…
dramatik bir can çekişmesiydi aşklar. yalnız kalmış iki bedenin suskunluğuydu, yüzümdeki ayrılık … aya benzerdi yüzüm ve hep bi yanı karanlık… göğe çeviremiyordum yüzümü, düşerdim bakarsam , başım dönerdi…
usul usul gecenin kucağında sallıyorum düşlerimi, ses çıkarmayın ; uyuyor şimdi… sonsuz susmalarınız neden dillenir bu gece? konuşmayın , bakışlarınızda yeter canımın acıtmaya… ben, engelli düşlerimi salarım yine kucaklarınıza, siz istediğiniz gibi hırpalarsınız yine… uzun uzun susar, bir tek söz etmem. susun artık sihirim bozuluyor iyiden iyiye…
sevda yeminim tövbe edildi mi bu gece? nefesim sihirsiz mi artık?
bir seçeneğim yoktu, gideceğim bir kentte…
Read the rest of this entry »
Posted in günlük | 2 Comments »
kırpmadan gözlerimi bakıyorum güneşe…
susma payım büyük yolculukta !susuyorum…
…1
aşk beni terk eden bir eylemdi… terk ettim bizi ! öldüm öldüm dirildim… dirilttim bizi… ey aşk! öldüren bir katildiniz çoğu zaman eski beni unuturdum sayenizde, ağlardım hafızamın yenikliğine hala artıkça yanmalarım, işte öyle; ölüyorum yine..
…2
Read the rest of this entry »
Posted in günlük | No Comments »
herkes biliyordu ki ben gerçektim ve sizin gözlerinizdeki her şey ütopyaydı
bu yüzden görmezden gelebiliyordunuz,anlayabiliyordum…
biliyordum ve biliyordu herkes..
giremedim gözlerinize…dokunmamak için göz bebeklerinize; aforoz edildim..
kaç sancının gözyaşımla yeşerdiğiniz bilmiyorsunuz bile..
ölüm neydi? doğarken ölmedik mi..
bu dünya koca bir mezar değil mi?
dirilişimiz ahrette değil miydi?..
ahir zaman, beni yoluna yoldaş etme..
“üzerime sürdün intiharları.. geleceğini bilsem ölmezdim.. ”
***
“herkes kendini sussun konuşacak bir şey kalmadı nasıl olsa…”susan dilim, gözlerimide kekeme bıraktı…
sürçen bir lehçeyle düşümde büyütüldü…
ahir zaman telaşlarıyla bütün günahlar birer birer işlendi…
“ölümle süsle beni ve ölüm gibi gel bana
baki kal bedenimde… ”
dedi…
ve Aşk !!! yeni doğmuş bir bebek kadar savunmasız…
avuçlarıma sığacak kadar küçük…
iç kavgalarımı sona erdirecek kadar benim/di…
seviyordum…
çünkü benim/di…
gülay sağlıcak
on sekiz mayıs iki bin sekiz
Posted in günlük | 2 Comments »
sonbahara lanet, ilkbahar tadında Aşk… eylül’e isyan !
yüzüme karşı öykünen,en zehirli kabuslardan uyandıran bir ninni… ateş kavuklarında sakladım bizi…yalnızlığa ihanetimle yattım pusuya…ölüme hazırlarken bedenimi, ölümsüzlüğe açtın ellerimi…
“sen ki;karanlık sularda ışığım,
yaşamdan koparıldığım an, ömrüme lütfedilen bir yamasın…
iyiki yüreğime döşenip sevdin beni
ve iyiki evvel zamanlara inatla yakana nakış bilip;
seni sevmeme izin verdin…” Read the rest of this entry »
Posted in günlük | 4 Comments »
beynim balon gibi bazen hava dolu bazense su bazen özlemeyi özlüyorum çölde suyu düşler gibi ellerim titiriyor sanki hammallıktan yorulmuş gibi tereddütsüz iniyor göğsüme giyotin boynuma düşer gibi dilim tutsak sanki ayaklarında pranga var gibi sonsuz yakın namludan üzerime gelen kurşun gibi Read the rest of this entry »
Posted in günlük | 3 Comments »
_ niso
November 15th, 2007
iki yaka arasında daralmış nefesim yeşil gözlerinden düşen umut ellerinden düşen yalan titrek seslerde keder mezar özlemi dört taraf ellerini kaldırıp tanrıya yakarsanda ne fayda aydınlığa ulaşamadıkça hayat bitti cenabet bedende tesellidir binlerce yalan durmuş karşıda dersinki bugünlerin yarınlarıda var yarında sanki yeni bir teselli var mapus damsız üzerine dolu yağar aldı tanrım sevgiyide savunmasız bıraktı en güzel yalan en güzel teselli sevgiydi belliki aşk yoksa tok vuruyor kalbin sesi demekki yoklukla eş değer mabedimin defni ne zaman biter bu ne zaman gelir yalnızlığın sonu bu yol nereye gider dermansız yolcu aklında bir kuytu köşe dinlenmek isteğiyle nereye kadar direneceksin kimsesizliğe bu acımasız sessizliğe hiç mi isyan etmezsin kaderine hiç mi dur demezsin devam etmene neyi beklersin bilmez misin geçen boş seneleri senki her seferinde ıskaladın her seferinde geç kaldın bir zamanlar kükrerdi kalbinde bir kudret ne değiştide sustun
Posted in günlük | 2 Comments »
powered by ajmx - v0.5b
5 information functions included;
poke, friend invitation, group invitation, message, events
warn bubbles, every 5 seconds refreshing…
v0.5b
needs netframework
1) register on notifier
2)if its necessary; register on browser
Posted in günlük | 1 Comment »
… varlığın yetiyor canımı yakmaya.. canım acıyor şimdi.. ömrümden nefes çalarak yaşadım öyle seni.. senden bir şey eksiltmeden, haberin olmadan, onurlu bir karanlıktan geçtim ben.. cesurdum çünkü kendimi, kendi düşümden kovacak kadar.. şimdi eski bir dostu görmek gibi sevindirmiyor varlığın beni, yine eksiliyorum.. tek düze bir hayat kurdum ben kendime, tam da yakmışken lambalarımı, seni görmek söndürüyor ışığımı.. biliyorum ki böyle bir düşüncemin olduğunu tahmin etmiyordun, belki de “nerden çıktı şimdi” diyorsun ama sana bunları söylemezsem daha çok yanardım.. üzgünüm çünkü.. unutulmak kadar acı yaşamak.. seni öyle sakladım ki içimde, sonunda ben sokaktayım.. bulamadığım en büyük yıkım sana borcum olsun.. çıktım içimden ve içinden.. öyle eksik yaşadım.. yaşım kadar eksildim..
demem o ki, acıtma artık canımı..
ben sendeki beni öldürdüm.. şimdi kapıyı açamadığım için üzgünüm.. bilirsin ki cesetler kapıyı açamazlar..
kendine iyi bak.. yeni yaşına az kaldı, hayırlı bir ömrün olsun inşallah..
Posted in günlük | 1 Comment »
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Posted in günlük | No Comments »
eskiden 13 ay varmış şimdikinden fazla olaraktan arada bide buşak varmış bunnar üç kardeş ilim bilim fantiri fostik adamları; ocak buşak şubat ocak aar başlı buşak arada hem yakışıklı hemde sosyal bi eleman şubatsa ikisinede ayar hele buşak ı hiç çekemiyo neysene o aralar yeni bi olaylar oluyo nooluyosa oluyo işte antonio banderas abem hem müslüman hemide kaza kurşunu onüçüncü savaşçı seçiliyo yakışıklı(kimine göre) zeki çevik ve ahlaklı tabe gavur milleti müslümannarı sefmiyolar ya ondan kelli 13 rakamını uursuz ilan ediyolar bu ilim ve bilim adamlarına papa fetva veriyo dioki ayları 12 ye inidirin yada 14 e çıkarın şubat fırsat bu fırsat o ara toshak beşiktaşta beşiktaş toshak olanına dönmüş bundan esinlenerek buşakın üstüne gidiyo buşak muşak derken benjaminle aynı kaderi paylaşıyo artık kimse şeyine takmıyo biz bunu silelim diyolar aylar 12 ye düşüyo
tabe şubatın keyfi yerinde lakin o aralar julius caesar benim adımı taşıyan ay diğerlerinden az güne sahip olamas dio benim ayımı 31 güne cıkarın dio ee diolar günneri nası ayarlıycas diolar bi aydan çalacaksınıs dio sezar emir büyük yerden tabe ya baştan ya sondan çalalım diolar ama ocakla aralıktan çalamıyolar neden? ikisinin ortasında isa doğmuş… muhabbet sorasında ocak benden çalın dio ama karşı çıkıyolar isa dan dolayı şubatta ulan dio şekil yapmalı hemde sezara yalakalık olur dio benden alın dio oluyo şubat 29 gün tabe sezar nanay oluyo agustus geliyo juliusunki 31 de benimki neden 30 dio benimkide 31 olacak dio e emir büyük hazır şamar oglanı var şubattan alıyolar oluyo 28 güüün… gönlünü alalım diede dört yılda bir bi gün verelim şuna diolar buda zavallım seviniyo…
kıssadan hisse;
annadın sen onu…
bunu rüyamda gördüm uyandığımda aptal modundaydım ne lan bu dedim kendi kendime sonra annadım ben onu…
Posted in günlük | 2 Comments »